Suriye, Türkiye ile Yeniden İmarı ve BAE ile Irak-Körfez Lojistik Koridorunu Görüşüyor
Suriye’nin yeniden imar ve altyapı dosyası iki paralel hat üzerinden ilerliyor: Türkiye ile konut, güvenli şehirler ve 2023 depremi sonrası yeniden inşa deneyimi;

Suriye'de yeniden imar ve altyapı dosyasına ilişkin görüşmeler hız kazanıyor. Son günlerde iki önemli hat öne çıktı: Türkiye ile konut, şehir planlama ve kurumsal gelişim alanlarında iş birliği; BAE ile limanlar, sınır kapıları, serbest bölgeler ve lojistik koridorlar.
Türkiye hattında, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, Suriye Bayındırlık ve İskân Bakanı ile yeniden imar projeleri ve güvenli şehirlerin inşası konusunda iş birliği fırsatlarını görüştü. Görüşmelerde, Türkiye'nin 2023 depremi sonrası yeniden inşa tecrübesinden yararlanılması, özellikle şehir planlama, afet yönetimi, hızlı uygulama ve konut güvenliği standartları öne çıktı.
Bu iş birliği Suriye açısından büyük önem taşıyor. Çünkü ülkenin yalnızca hasarlı binaları onarmaya değil, modern konut bölgelerine, hizmet altyapısına, yollara, kamu tesislerine ve nüfus dönüşü ile ekonomik faaliyetleri destekleyebilecek şehir alanlarına ihtiyacı var.
BAE hattında ise Suriye Kara ve Deniz Limanları ile Gümrükler Genel Kurumu, üst düzey bir Emirlik heyetiyle limanlar, sınır kapıları ve serbest bölgelerin geliştirilmesini, ayrıca El-Tanf sınır kapısının bölgesel ticarete hizmet edecek entegre bir lojistik merkeze dönüştürülmesini görüştü.
Toplantıda Suriye limanlarını Irak üzerinden Körfez ülkelerine ve Umm Kasr Limanı'na bağlayacak bir lojistik koridor oluşturma fikri ele alındı. Bu koridorun taşıma süresini kısaltması, maliyetleri düşürmesi ve mal akışını hızlandırması hedefleniyor. Ayrıca Abu Dabi Limanlar Grubu'nun Suriye'deki kuru limanlara, özellikle El-Tanf serbest bölgesi ve kuru liman projesine yatırım ilgisi de görüşüldü.
Önerilen vizyon, Suriye limanlarının BAE limanlarına bağlanmasını ve Suriye limanlarından Umm Kasr'a, oradan da BAE'deki Halife Limanı'na uzanan ortak bir kara taşımacılığı hattının kurulmasını içeriyor. Bu fikirler uygulamaya geçerse Suriye, Doğu Akdeniz, Irak ve Körfez arasında önemli bir transit merkez haline gelebilir.
Bu dosyaların önemi, yeniden imarı daha geniş bir ekonomik ve lojistik çerçeveye yerleştirmesinde yatıyor. Limanlar, sınır kapıları, demiryolları ve yollar yalnızca altyapı projeleri değil; ticaret maliyetlerini düşüren, yatırım çeken, sanayiyi canlandıran ve Suriye pazarını bölgesel pazarlara yeniden bağlayan araçlardır.
Ancak bu görüşmelerin somut sonuçlara dönüşmesi için finansman modellerinin netleşmesi, hukuki çerçevenin açıklığa kavuşması, projelerin şeffaf biçimde verilmesi ve sınır kapıları ile uluslararası yollar üzerinde güvenlik ve teknik koordinasyonun sağlanması gerekiyor. Bu başarılırsa, söz konusu ortaklıklar Suriye'nin bölgesel ticaret bağlantısı rolüne dönüşünün en önemli kapılarından biri olabilir
